Kazdağları ve Edremit Körfezi’nde zehirli zirai madde ambalajları ve zirai plastiklerin oluşturduğu kirliliğinin giderilmesi, bu atıkların insan sağlığına ve doğaya mümkün olan en asgari düzeyde zararla bertarafı için havza ölçekli, katılımcı bir strateji geliştirme yaklaşımı, 2025 yılı Haziran ayında Akçay’da düzenlenen çalıştayda ele alınmıştı. Sivil toplum örgüt ve girişimlerinden, belediyelerden, tarım ve ilgili sektörlerden katılımcıların tespit ve katkılarıyla, stratejinin temel unsurları, önceliklerine dair öneriler ve bu kapsamda ilgili tarafların atabilecekleri çeşitli somut adımlar tartışılmıştı. Öneriler arasında, havzanın farklı yörelerinde, taslak strateji perspektifinde buluşan, uygulanabilir eylem planlarının görüşmeye açılması da yer alıyordu. Bu zeminden hareketle, 14 Aralık 2025’te Gömeç Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıda Edremit Körfezi’nde ilgili atıkların bertarafına yönelik bir eylem planı geliştirmenin ve uygulamanın imkanları ve zorlukları değerlendirildi. Kazdağları yöresine has bir eylem planı tartışması da 5 Şubat 2026 günü Çanakkale’de gerçekleştirildi. 

      

İlgi ve katılım

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Çanakkale Şubesi ev sahipliğinde yapılan Eylem Planı toplantısında, Çanakkale, Kepez, Çardak, Bayramiç belediyelerinin ilgili birimlerinden yetkililer, Çevreci Belediyeler Birliği temsilcisi, Çanakkale İklim Kültür Elçileri, Zeytin Dostu Derneği, Sarıçay İnisiyatifi’nden üyeler ve birkaç yıldır bu konuya odaklı çalışmaları beraberce sürdüren Yurttaşlık Derneği, Çanakkale Yerel Kalkınma Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ve Ayvalık Tabiat Derneği ekiplerinden, tarımsal üretim ve zirai malzeme sektörlerinden toplam 25 katılımcı bir araya geldi.

Ancak merkezi idarenin taşra teşkilâtının ilgili il ve ilçe birimleri, yarım gün süren toplantıya herhangi bir katılım veya ilgi göstermedi. 

Öte yandan toplantıdan sadece birkaç gün evvel, 29-30 Ocak tarihlerindeki yağış ve sert fırtına ertesinde Çanakkale sahilini kaplayan ve tehlikeli zirai madde ambalajları da içeren yoğun plastik atık kirliliği basına ve sosyal medyaya yansımış, ciddi tepki uyandırmıştı.  (Ek: Yerel medyada yer alan haber linkleri) Valilik makamından konuyla ilgili bir açıklama yapılmış, Tarım Orman İl Müdürlüğü titizlikle çalıştığını belirterek bir bilgilendirmede bulunmuş, belediye de kıyıya vuran atıkları toplamıştı. Takip eden günlerde de yerel ve ülke çapında yayın yapan medyada Çanakkale Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından sekiz yıldır sürdürülen “Bitki Koruma Ürünleri Ambalaj Atıklarının Toplanarak Geri Dönüşümü ve Bertarafı Projesi” ile ilgili çokça habere yer verilmişti.  Ayrıca Çanakkale Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, Zabıta Müdürlüğü ve Çanakkale Katı Atık Yönetim Birliği (ÇAKAB) ekipleri, şehir genelindeki zincir marketlerde ambalaj atıklarına ilişkin kapsamlı bir denetim çalışması başlatmıştı.

5 Şubat Çarşamba günü ZMO Çanakkale Şubesinde yapılan eylem planı tartışma toplantısında da, bu gelişmeleri takiben Valiliğin ilgili kamu idaresi birimlerini toplantıya çağırdığı bilgisi paylaşıldı. Basında çıkan haberlerde, 11 Şubat’ta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ev sahipliğinde yapılan bu toplantıya İl Özel İdaresi Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürü, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü ve ilgili teknik ekipler dışında katılan belediye veya başkaca kurum yetkilileri olup olmadığı öğrenilemedi. 13 Şubat tarihinde Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün düzenlediği ve ildeki tüm ziraat odaları yetkililerinin katıldığı 2025 Yılı Değerlendirme Toplantısıyla ilgili haberlerde de zirai zehirli atıklar konusunun gündemde yer alıp almadığına ilişkin bir bilgi bulunmuyor.

Toplantı notları

Yarım gün süren toplantı sabah onda başladı. Kısa bir tanışmanın ardından, toplantının arka planı ve amacı sunuldu. Sivil girişimin beş yıldır devam ettirdiği çalışma sürecine ilk kez bu toplantıyla katılan belediyelerin yetkililerine ve diğer yeni katılımcılara sürecin aşamaları ve gerçekleştirilen faaliyetleri özetle aktarıldı. Katılımcı ve sürdürülebilir bir havza stratejisi perspektifiyle geliştirilip uygulanabilecek bir Çanakkale Yerel Eylem Planı için mevcut koşullara, fırsatlara, imkanlara ve kısıtlılıklara dair değerlendirmeler paylaşıldı. Sorunun farklı boyutları masaya yatırıldı. İlgili tüm tarafların kendi imkanları ölçüsünde sorumluluk ve inisiyatif alarak birbirlerinin rol ve işlevlerini tamamlayıcı nitelikte işbirlikleri geliştirerek meseleyi imece yöntemiyle ele almasının mümkün ve gerekli olduğu vurgulandı. Zirai kimyasal imalât sektörünün “genişletilmiş sektörel sorumluluk” çerçevesinde rol almasının önemine değinildi.

Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce değişik noktalara konteynerler yerleştirmek suretiyle toplanan atıkların özel bir firmaya ihale edilerek yakılması sistemiyle ilgili güncel durum bilgileri paylaşıldı. Küçük büyük üreticilerle, kooperatiflerle, belediyelerle, zirai kimyasal ve zirai plastik imâlât sektörüyle, sivil toplum örgütleriyle, meslek odalarıyla işbirliği, koordinasyon ve iş bölüşümü geliştirilmesinin yerinde ve mümkün olduğu ve bunun mevcuttaki uygulamanın iyileştirilerek ve yaygınlaştırılmasına ciddi fayda sağlayacağı değerlendirildi. Ayrıca toplanan ekotoksik atıkların yakılmasının insan ve doğa sağlığına sakıncalarına değinildi. Bu itibarla atıkların insan sağlığını ve doğayı gözeten usüllerde temizlenerek geri kazanılması ve yakılmadan bertarafı yönünde bir sisteme geçişte mesafe alınmasının aciliyeti ve gerekliliği vurgulandı. İl ve ilçe belediyelerinin ve bilhassa da zirai kimyasal madde imâlat sektörünün ve bayi şebekelerinin Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu ilkesine uygun olarak daha fazla sorumluluk almalarının yollarını açan ve yöntemlerini geliştiren bir sürecin gerekliliğinin altı çizildi. Bütün çalışmaların süreç ve etkileri itibarıyla ölçülebilir, şeffaf ve izlenebilir şekilde planlanıp yürütülmesinde sivil toplumun önemli katkısı olacağı belirtildi. Katılımcı süreçlerle hazırlanmış, taraflardan sadece bir ikisinin sırtında kalmayacak şekilde örgütlenmiş, böylelikle de sürdürülebilirliği bir imece sisteminin kamu ve doğa yararına somut ilerleme sağlarken ülke nezdinde de bir örnek yaratacağı tartışıldı.  

Kepez Belediyesinden katılan görevliler, ilçe sınırları içindeki köylerde kullanılan pestisit atıklarının toplanması için köylülere eğitim verildiğini, ancak hem konteynerlerin usülünce kullanımında sorunlar yaşandığını hem de toplanan atıkların nakliyesinin sağlanamadığını bildirdi. İl ve ilçe belediyelerinin yetkili oldukları alanda köylerde, özellikle de kadınlara eğitim verebilecekleri önerildi. Belediyelerin kendi yetki ve idare sınırları içerisinde kalan tarım üretim alanlarında kullanılan zirai kimyasal ambalaj atıklarının uygun şekilde toplanması konusunda girişimde bulunabileceği de kaydedildi. Ayrıca kentsel alanda haşere mücadelesi hizmeti alınan firmaların ve kullanılan kimyasalların Sağlık Bakanlığı’nın lisanslama ve denetimine tabi olduğu hatırlatılarak, sözkonusu atıkların biriktirilerek yılda bir kere açılan ihale süreciyle lisanslı firmalara bertaraf ettirildiği belirtildi.

Çanakkale için bir eylem planı çerçevesinde, hayata geçirilebilecek çeşitli somut uygulama ve faaliyet önerileri

  • Çanakkale Belediyesinin malzeme envanterinde atıl durumda bekleyen çöp konteynerlarının belediye mücavir alanındaki köylere konulabileceği;
  • Küçük, bireysel üreticilere yönelik bilgi ve yönlendirme programları, köy kahvelerine bilgi verici afişlerin asılması, el ilânları ve kılavuz broşürlerin dağıtılması;
  • Büyük üreticilerin depo alanlarında biriktirme alanları ve konteynerleri sağlanması, işçilerin bilgilendirilmesi;
  • Çanakkale İl Özel İdaresi, Çevre ve Şehircilik  ile Tarım ve Orman Bakanlıklarının Çanakkale İl ve ilçe Müdürlüklerinin yer aldığı katı Atık Birliğinin Belediyeler, Sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, çiftçi örgütleri, zirai madde imâlatçısı firma ve bayilerinin katılımı ile genişletilmesi için yönünde temaslarda ve girişimde bulunulması, diyalog geliştirilmesi; 
  • Kazdağı Koruma Derneği’nin, Çanakkale sınırları içinde olan ve ilçe sınırları içinde Zirai Atık Toplama Sisteminin içinde bulunmayan Küçükkuyu Belediye Başkanlığı ile işbirliği içinde ilçe sınırları içinde pestisit atık toplama ve geri dönüşüme sokulması için girişimde bulunabileceği,
  • Sarıçay İnisiyatifi ve diğer ekoloji-doğa koruma girişimlerinin, örneğin Çanakkale Bisiklet Platformu ve yürüyüş gruplarının izledikleri rotalarda atıkların ve varsa konteynerlerin pestisit doluluk durumunu yer, tarih, saat kaydederek fotoğraflarla belgelemeyi üstlenebileceği,
  • Pestisit atık toplayan kurumların Geri Kazanım Vergisi (GEKAP) fonundan pay almaları yönünde tartışma ve diyalog başlatılması,
  • Çanakkale ahalisinin kırsal alanda, su yollarında biriken ve taşınarak şehre kadar gelse de gözönünde olmayan konuya ilgisini ve desteğini sağlamaya yarayacak türden faaliyetler (örneğin Sarıçay boyunca kıyı kenar temizliği programları, çay kenarında kurulan pazar yerinden çaya dökülen atıkların toplanarak tekrar kullanılabilir durumda olanların tamirine ve işlevlendirilmesine ve değerlendirilmesine yönelik, farkındalık yaratan faaliyetler, pazar yeriyle çay arasında yeşil bir bariyer oluşturulması vb),
  • Çevreci belediyeler Birliği, havzadaki belediyelerin atık meselesi konusundaki sorunlarını tüm boyutlarıyla ortaya serebileceği etraflı bir araştırma çalışması yürütebilir; bunun için uygun hibe kaynakları bulunabilir,
  • Yöre ahalisinin (sivil toplum/meslek/emek örgütlerinin) başını çektiği ve belediyelerin de içerisinde yer aldığı proje çerçeveli çalışmalar için 2-3 yıl süreli dişe dokunur hibe kaynağı fırsatları değerlendirilebilir.